Haziran, 2009 Arşivi

micheal jackson couldn’t ‘beat it’


Dünya bir efsaneyi kaybetti. 80li yılların ikonu Micheal Jackson 25 Haziranda kalp krizinden hayatını kaybetti. ‘Moonwalk’ u bize armağan eden, söylediği şarkıların yanı sıra dansıyla da kendisine büyük bir hayran kitlesi edinen , ‘Thriller’ albümüyle tüm zamanların en çok satan albümünü yaratan efsanevi şarkıcı 50 yaşında hayata gözlerini yumdu. Ünlü şarkıcı Londra da temmuz ayında konser vermeye hazırlanıyordu. Onun ölümü tüm dünyayı yasa boğdu. Onun ölümü en çok ‘anne ve baba’ sını sevindirmiş. Michael Jackson’ın annesi ölüm haberini alır almaz, ünlü starın evindeki paraların peşine düşmüş. Babası da ölümünden 2 gün sonra  yakın arkadşıyla kahkaha atarken görüntülenmiş. MJ belki 500 milyon dolarlık bir borçla öldü ama miras olarak bıraktığı 200 adet şarkıyla daha fazlasını kazanacağı öngörülüyor. Neyse bunların benim için bir önemi yok, o söylediği şarkılarla, danslarıya hatırlanacak; skandallarıyla, aldığı ilaçlarla, dini seçimiyle değil. Ne de olsa sanatçı değil mi? Eserleriyle sonsuza kadar yaşıyacak. Sözümü, işyerindeki bir abimle geçirdiğim dialogla bitiriyorum.

ben: -Abi MJ ölmüş

-Naaşına nolmuş? Yakılmış mı gömülmüş mü?

-höö?

-Yakıldıysa dumanı bol, gömüldüyse toprağı bol olsun.

-?*!%^

Burada Gizliyoruz: Görmeden Geçmiyoruz | Tam Olarak 30 Haziran, 2009 | Tek Bi Laf Yok »

Bloğumuzu ihmal ettik ama geri geldik.

Bu sefer bir hastane odasından yazıyorum.
Kardeşim rahatsızlığı nedeniyle ameliyat olması gerekiyordu dün sabah. Fakat doktorların önceki ameliyatları uzun sürünce biz bugüne kaldık. Hastanede yanında refakatçı olarak da ben kalıyorum.
Efendim, hastane ortamının sıkıcılığını bilirsiniz. Bu sıkıntıya kardeşimin ameliyat korkusu da eklenince durum vahim oluyor. Bende bunalmasın diye ona laptop getirdim ki zaman geçirsin, kafasını dağıtsın. Onunla yaşıt oda arkadaşıyla beraber film izleyip oyun oynadılar ve uyudular nihayet. Fakat beni sıkıntı bastı. Yatakhane bölümünün de kapıları kilitli. Gir-çık yapamıyorum. Ama bazı hastaların sigara içmek için rahat rahat girip çıktıklarını görünce hemşireye bir yalan söyledim ve bende sigara içeceğım dedim. Bu sayede her yarım saatte bir rahat rahat girip çıkabiliyordum artık.
Nihayet saati sabah 4 yaptım. Bu sırada M.Serdar abimizi hem bloğundan hem radikal gazetesinden takip ediyordum. Beslemeler arasında atlayıp dururken kendi bloğumuzu ihmal ettiğimizin farkına vardım. Internet bağlantımın olmayışı beni ıstanbul’a döndüğüm şu 6 günde bloğumdan temelli kopardı. Şu an bu ihmalkarlığı telafi etmek için bir cep telefonundan yazıyorum. 9 tuşla bu yazıyı yazmak gerçekten zor, tırnaklarım parmaklarıma girmeye başladı. Umarım diğer yazarlarımız da farkına varır ve geri dönerler. Benden şimdilik bu kadar. Akşama doğru yeni havadislerle geri gelmiş olacağım. Esen kalın.

Burada Gizliyoruz: Koygitsin | Tam Olarak 30 Haziran, 2009 | Tek Bi Laf Yok »

Balıkesir Üniversitesi Bölümleri Hakkında Görüşlerimiz

Ve bitti…

Yani bitti sayılır. Bu dönem teğet geçti bizi hamdolsun. Sürttü geçti yani illaki o sürtünmeden nasibimizi aldık bizde ama bitirdik hamdolsun. Bir yarın bir de çarşamba günü son sınavımızından sonra o gece İstanbul’dayız. Balıkesir’in bağrından kopup İstanbul’u yeniden fethetmeye geliyoruz, bizler Fatih’in torunlarıyız ne de olsa. ;)

Onca derslerin zorluğu, bazı hocalarımızın uyuzluğu, buraların hava sıcaklığının ani değişimi, kampüsün yayla gibi alanda bombok şekilde kuruluşu, okulun ufacık bir çekiciliği olmaması ve onca süre burada sürgün hayatı yaşamamız bünyede sinir hastalığına yol açtı. Ota boka kızar olduk. Ama neyseki bitti. Yani bitti sayılır…

Sitemizin istatistiklerine baktığımda Google’dan bu aralar Balıkesir Üniversitesi Bölümleri üzerine arama yapılarak geliyorlar. Balıkesir Sosyoloji, Balıkesir Matematik, Balıkesir Kimya, Balıkesir Fizik, Balıkesir Biyoloji, Balıkesir Meslek Yüksek Okulu vs. Pek faydalı bilgiler bulamayacaksınız çünkü bu okulda diğer üniversitelere nazaran pek dğeil hiçbirşey yok.

Söylediklerimin çoğunu Balıkesir Matematik, Balıkesir Fizik ve Balıkesir Sosyoloji için diyorum. Diğer bölümler için gelmeyi düşünenler varsa eğer yorum bırakarak iletişime geçsinler bizimle ve burada istediğiniz bölümdekilerle sizi konuşturup önerilerini ve dezavantajlarını öğrenin buranın. Ama yine de ne okursanız okuyun Balıkesir’den önceki tercihleriniz mutlaka ama mutlaka Eskişehir, Sakarya, Isparta,Trakya olsun. Puanı yüksek hatta bazı bölümleri buranın ama yüksek diye aldanmayın.

Bizim gibi yapmayın. Haritada Balıkesir’in etrafı deniz olabilir ama aldanmayın. Şehirlerarası otobüslerle ve en az 1.5 saat yol alarak denize gidebilirsiniz. Bilet ücreti deseniz git-gel 30 TL. Çok gözükmeyebilir ama öğrenci olduğunuzda burada anlarsınız zararını. ÖSS’den çıkmış ve tercih yapacak arkadaşlar eğer bu yazıyı görüyorlarsa eğer mutlaka ama mutlaka tercihleri ne olursa olsun bizimle iletişime geçsinler. Yazının altına yorum bıraksınlar. Yorumlarınız yayımlanmayacak sadece biz görebileceğiz o yüzden çekinmeden sorun soruşturun gerek eğitimden gerek kalacağınız ev tercihine gerek varolduğunu sandığınız ama olmayan gece hayatına( geceleri heryer kapalıdır 00:30′dan sonra)… Mutlaka herşeyi sorun!

Burada Gizliyoruz: Gözlemliyoruz | Tam Olarak 22 Haziran, 2009 | Tek Bi Laf Yok »

Türkiyede Yaşamak…

Üniversite öğrencisi olması sebebiyle malumunuz öğrenci evlerinde kalıyoruz. 3 kişi kaldığımız evden çıkarak arkadaşlarımızın yanına taşındık ve bir takım ailevi sebeplerden dolayı evden çıkmak zorunda kaldık bir hafta içerisinde. Ayrıntılara girmeyeceğim.

Sınav dönemi ders çalışmamız gerekirken günlerce ev aradık ve isteklerimizdoğrultusunda bütçemize uygun bir ev bulduk. Evi tuttuk, kirasını ödedik sözleşmeyi imzaladık, herşeyi tamamladık. Ve son olarak kapalı olan elektrik ve su açtırmak için gerekli yerlere gittik. İlk iş olarak elektriği açtırmamız lazımdı fakat gittiğimizde öğrendiğimiz şu oldu ki bir önceki kiracının 250 TL olan borcu vardı ve faiz/zam la beraber 427 TL ye kadar çıkmıştı bu borç. Dolayısıyla açılmıyordu elektriğimiz.

Buraya kadar düzmantık bakılırsa herşey normal fakat sorun şurda;
Gerisini Okuyacaksan Buraya Bas »

Burada Gizliyoruz: Koygitsin | Tam Olarak 12 Haziran, 2009 | Tek Bi Laf Yok »

Sizleri Kazanmaya Davet Ediyoruz

Sizlere bir site öneriyorum. Bu site sayesinde reklamlara tıklayarak para kazanıyorsunuz.

Site 2007 yılının Haziran ayında çalışmaya başladı. Ve 2007 Haziran’dan bugüne kadar 700.000(yediyüzbin) üyesi yani kazananı var. Mantık çok basit; üye oluyorsunuz reklamlara tıkladıkça para kazanıyorsunuz. Diğer reklam türleri gibi sitenizin olmasına ve sitenize reklam almanıza gerek yok.

Ayrıca sizlerin davetiyle üye olan arkadaşlarınız olursa onların kazanmaları sayesinde siz de ekstradan kazanıyorsunuz. Çok basit bir örnekle açıklamak gerekirse;

Diyelim ki çok değil 20 arkadaşınız sizin davetinizle üye oldu. Ve siz her gün 10 tane reklama tıklıyorsunuz. ( 100 yada 1000 değil sadece 10 tanecik.) Bu sayede ay sonunda 63 dolar kazancınız oluyor.
Günde 10 reklama tıklamak 5 dakikanızı bile almaz herhalde dimi ? ;) Kazancınızı arttırmak size bağlı, 20 değil de biraz daha fazla arkadaşınız olursa sizden kralı yok. Ayrıca başkasının davetiyle üye olmanız halinde sizin kazancınızda bir düşüş söz konusu değil. Yani arkadaşlarınız sizin davetiyle rahatlıkla üye olabilir. Kazançlarında düşüş olmayacaktır.

Buyrun buradan üye olabilirsiniz. Anlamadığınız yada yapamadığınız her şeyde yardım edebiliriz. Yorum yazmanız yeterli. www.bux.to

Burada Gizliyoruz: Yazılar | Tam Olarak 10 Haziran, 2009 | Tek Bi Laf Yok »