Böyle bir başlık kullanma ihtimalini Balıkesir’de düşünseydim kendime deli muamelesi yapardım ama şimdi normal karşılıyorum. İstanbul gün geçtikçe boğmaya başladı. Belki de bunda Balıkesir’e gitme vaktinin yaklaşmış olmasının da etkisi var. Ne de olsa yeni ev, yeni ev arkadaşı, bisiklet, yeni projeler, dersler, yeni insanlar derken bir farklılık var İstanbul’un alışılmışlığından başka…
Burayı o kadar özlemiştim ki galiba 3 aya yayamadan herşeyi bitirdim. Ayrıca Balıkesir’de kendi evimdeyken yaşadığım rahatlığı burada yaşayamayınca oraya hasret duymaya başladım. 2 gece arkadaşımda kaldığımda bile derinden bir “ohhh” çektiğimi hatırlıyorum.
Az önce Prison Break’i aratmayacak sahneler yaşadık Mali ve Oflu ile.
Benden almaları gereken birşey vardı. Evimde internet olmamasının verdiği eziklikle cep telefonumu USB kablo ile bilgisayara bağladım ve internete girdim. Her gün her saat konuştuğum o şahsiyert(Mali) yine msn deydi. Almaları gereken şey üzerine konuştuk. Adresi verdim. Ama epeyde sessiz olmaları gerekiyordu. Alacaklarını uzatmak için oklava bile kullandık. Ne yapıyoruz biz ya
21 yaşında “eşşek kadar” adam olduk ama hala gizli kaçamak işler yapıyorum. Buradan kurtulma vaktim geldi çattı. Tüm yaşadıklarımdan bu anlam çıkmaya başlıyor.
Mali,Oflu,Hasan size sesleniyorum. Gelin alın beni buradan. Kurtarın. Götürün Balıkesir’ime.