Ekim, 2009 Arşivi

Saldırılara Devam!( Kurban: Rapidshare )

 Efendiler, malumunuz son birkaç yazımda sadece eleştiriyorum… Bırakınız eleştiriyi hatta karalıyorum( laf aramızda geçen ”msn” faciası ile microsoft’un hiçbir alakası yokmuş. olay tamamen benim öküzlüğümden kaynaklanıyordu. Kendilerinden özür dilerim. her ne kadar ”cinsel organları”na takmasalarda…)… Ama bu sefer ki olay tamamen işi zıvanadan çıkardı… Rapidshare’in para adına kurduu engelleri bilirsiniz ; daha yavaş indirmek, ikinci bir dosyayı indirmek için dakikalarca beklemek(ya da reset atmak zorunda kalmak)  vs vs. Ve malesef bunnarın üstüne yeni bi rezillik daha eklendi: ”bu dosyayı birçok kişi indiriyor. lütfen iki dakika sonra deneyiniz” tabi bu ingilizce. Bekliyorsunuz 2 dakika değişen birşey yok.
   Şimdi soruyorum okuyucu: Dünya çapında bu kadar ün yapmış, dosya paylaşım forumlarında en çok kullanılan , sadece  forumlarda değil ; paylaşım dünyasının önemli bir kısmını elinde bulunduran böyle bir internet şirketine yakışan bir tavır mıdır bu?

   KENDİNE GEL RAPİD!!!

Burada Gizliyoruz: Koygitsin | Tam Olarak 26 Ekim, 2009 | 6 tane laf edilmis »

Facebook Ne Yapmaya Çalışıyor?

300 milyonun üzerinde üyesi bulunan, sosyal medyanın vazgeçilmezi olan ve hatta bir çok insanın haber kaynağı olan Facebook her güncelleme de alışkın olduğumuz tarzına bir farklılık katarak şaşırtmaya devam ediyor. Bir süre önce internete düşen güncelleme haberleri ile birlikte “Canlı Haberler” bölümünün yeni ekran görüntüleri internete düşmüştü.

Bu yenilikle beraber Facebook’u açan binlerce kişi şaşkınlığa uğradı. Bunun tek sebebi ise Anasayfa’nın iyice birbirine girmiş olması. Her yeniliğin güzel birşey olmadığını böylelikle tekrar görmüş olduk. Hiç tanımadığım insanların bile haberleri ortak arkadaş münasebeti yüzünden benim anasayfamda da gözükmeye başladı. Durum güncellemeleri ve paylaşımlar birbirine girdi.

“Haber Kaynağını Gör” sekmesinde ise bir curcuna yaşanıyor. Bir deli kuyuya taş atarda 40 akıllı çıkaramaz misali öylesine aptalca videolar öylesine farklı başlıklar altında ve olmazsa olmazları “Çok Komik”,”Gülmekten Altınıza Edeceksiniz”,”Bunu Görmeden Geçme”… süslemeleri ile anında yayılıyor ki aynı videoyu sürekli görmek zorunda kalıyoruz.

Hele ki bu durum daha da vahim. Facebook, paylaşım çılgınlığının bir numaralı adresi oldu ve yakında bildiğimiz çöplükten farkı kalmayacak gibi duruyor. Benim yeni farkettiğim bir özellik eklemişler bir de. Farklı bir mikro-blog olan Twitter’daki gibi @ işaretiyle durum güncellemesinde bir ismi etiketleyip o kişiyi anında haberdar edebiliyorsunuz. Örnek verecek olursam şöyle bir durum güncellemesi içerisinde @ işareti koyup bir arkadaşımızın ismini yazdığımızda o kişi bu durumdan etiketlenerek haberdar olmuş oluyor yani:

@Mehmet Ali ***** durum güncellemesi deniyorum!

yazdığımızda Mehmet Ali bu durumdan bildirimle haberdar oluyor. Ufak bir hatırlatma da yapmak gerekli ki @ işaretini koyduktan sonra “Mehmet Ali” yazarken benzer isimler zaten çıkıyor. Böyle işler yapacağına aptal video paylaşımlarının ve salak salak grupların önünü kesse daha kaliteli olacak zaten. Neyse…

Özetle Facebook sana puanım 1 kanka :@ Gözümüzde kredin gün geçtikçe düşüyor.

Burada Gizliyoruz: Yazılar | Tam Olarak 26 Ekim, 2009 | 1 tek Laf var »

Acer 4710 Wireless Problemi-[Çözüldü]

İlgili sorun çözülmüştür. Acer 4710 veya 4710G ile wireless problemi olanlara düzgün çalışan driverları mail atabiliriz.

11 ay önce Acer Aspire 4710G modelinde bir laptop aldım. Bilgisayarımda Vista ve gerekli tüm sürücüler kurulu geldi. Fakat bir takım çökmelerin ardından format attım ve elimde orijinal Vista olmadığı için XP kurmak zorunda kaldım. Üretici firmanın sitesinden gerekli yönergeleri takip ederek ACER 4710G modeli için Windows XP sürücülerini indirdim fakat Wireless bir türlü çalışmadı. Sürücü hatası verdi sürekli.

Biraz internette araştırınca benim gibi binlerce daha şikayetçi olduğunu gördüm ve sorunun ne benim bilgisayarımdaki donanımsal bir hatadan ne de kullandığım diğer programlardan olmadığını fark ettim. Sabit diskimin ikinci bölümüne Pardus yüklediğimde sorunsuz bir şekilde çalışıyordu. Ubuntu ile denedim yine sorunsuz çalıştı.

Bir forum sitesinde XP yüklü 4710G modeller için 4715Z modelinin Wireless sürücülerinin çalıştığını okudum ve denediğimde çalışıyordu. Fakat kablosuz ağdan bağlandığımda sürekli sese zarar veriyor ve ne düzgün şarkı dinleyebiliyorum ne de video izleyebiliyorum. Bu sorunu düzgün bir şekilde 3 farklı maille ACER’in Türkiye masasına iletmeme rağmen bir türlü ilgilenmediklerini gördüm. Hala da bir çözüm bekliyorum.

Eğer ki bu sorunuma bir çözüm yolu sunmazlarsa bugüne kadar hep övgü dolu bahsetmemin ve hatta çevremde epey kişiyi ACER müşterisi yapmamın bir hata olduğunu fark ettiğimde aynı samimiyetle bir o kadar kişiye de ACER’in bir kere müşterisi olduktan sonra ilgilenmediklerini seve seve anlatmaya da hazırım.

Ya ACER adından bahsettirdiği kadar sağlam ve bir o kadar müşterileri için güvenilir bir firma değil ya da Türkiye masası bu markaya gölge düşürüyor. Gerek görüldüğünde ACER’dan sorununu çözemeyen binlerce müşteri de gösterebilirim.

Burada Gizliyoruz: Şikayet Var | Tam Olarak 17 Ekim, 2009 | 19 tane laf edilmis »

Pratik Çözüm

Adamın biri psikologa gitmiş ve sıkıntısını anlatmaya başlamış:

“Geceleri uyuyamıyorum efendim, sürekli yatağın altında biri varmış gibi geliyor. Yatağın altına iniyorum, bu seferde sanki yatağın üzerinde birileri varmış gibi geliyor.” Doktor:

“Altı aylık bir çalışma sonucu bu sorunu hallederiz.” demiş.

“Peki vizite ücreti ne kadar?” diye sormuş adam.

“Seans başı 50 dolar haftada üç seans.” diye cevaplamış doktor. Adam da fiyatı duyunca hemen kalkıp çıkmış muayenehaneden. Doktor, bir kaç ay sonra sokakta hastaya rastlamış alaycı bir tavırla gülerek:

“Ne oldu hastalıktan kurtulabildin mi?” diye sorunca adam da gülerek:

“Evet hem de bir şişe şaraba hallettim.” Doktor çok şaşırmış:

“Nasıl yani?”

“Sizden çıktıktan sonra birahaneye uğradım, biramı içerken yanımdaki berduşla dertleştik, ona bir şişe şarap ısmarladım, o da bana karyolanın bacaklarını kesmemi tavsiye etti.”

Burada Gizliyoruz: Görmeden Geçmiyoruz | Tam Olarak 16 Ekim, 2009 | Tek Bi Laf Yok »

Nihayet

O kadar dedim dedim dedim ve sonunda geldik Balıkesir’e… Yine maddi çöküşlerle başladık ama güzel lan valla bak :) Önceki postlara baktığımda ne kadar düzgün yazmaya çalışsam da illaki bir yerlerde bozukluk yapmışız. O yüzden gelişi güzel bırakıyorum ne gelirse aklıma onu direk yazsam daha samimi, içten olur gibi geliyor bana. Neyse…

Bu sabah eve internet sinyali gelmesiyle beraber gördüğüm ilk kabloyu kesip telefon kablosuna manuel sarmalama işlemiyle neti bağladık direk. İşi TTNET’e bıraksak yarın yada sonraki gün gelecekler belki de… Netin gelmesiyle beraber içime bir sıcaklık doğdu. Epeydir girmediğim yönetim paneline girdiğimde Wordpress’in benim kullandığımın üstüne kaç tane daha yeni sürümü çıktığını gördüm. Biraz sonra önce bir sürümü günceller peşine beğendiğim bir tema yüklerim. Bakalım nereye gidecek bu böyle. Birşeyler yapmak lazım mutlaka çünkü Google bize küsmüş. Karizmayı düşürdükçe düşürüyor gün be gün.

Hepsini geçtim ben yazmayı bıraktıkça reklamlara bakanlarda düşmüş :) Haklılar valla. Neyse reklam kokan hareketlerden çıkıp sonlara doğru geliyorum. Yarın akşama kadar yoluna girer herşey umarım. He bu arada bu yazı 94. yazı olmuş. Eski yazılardan gereksiz bazı şeyleri gördüm. Onları silip temiz bir blog elde etmeyi amaçlıyorum. 100. yazıda da güzel şeyler olacak inşallah.

Ve şimdi reklamlar :D

Burada Gizliyoruz: Koygitsin | Tam Olarak 15 Ekim, 2009 | 1 tek Laf var »